Yusuf Has Hacip 1017 - 1077

Yusuf Has Hâcib, 1017 yılında Karahanlı Devleti'nin Balasagun şehrinde dünyaya geldi. Çağının geçerli bilimlerinin yanı sıra Arapça ve Farsça'da öğrendi. 1077 yılında Kaşgar'da vefat etti. Günümüzde türbesi, Çin kontrolu altındaki Doğu Türkistan'daki Kaşgar`dadır.Balasagun'da yazmaya başladığı Kutadgu Bilig (Mutluluk Veren Bilgi) isimli eserini 1069'da tamamlayarak Karahanlı hakanlarından Ebû Ali Hasan ibn Süleyman Arslan Hakan'a takdim etmiştir.

Kutadgu Bilig, her iki Dünya'da da mutluluğa kavuşmak için gidilmesi gereken yolu göstermek amacıyla kaleme alınmıştır. Yusuf Has Hâcib'e göre, ahireti kazanmak için bu Dünya'dan el etek çekerek sadece ibadetle zaman geçirmek yanlıştır. Zira böyle bir insanın ne kendisine ne de toplumuna bir yararı olur.; oysa başka insanlara faydalı olmayan kişiler ölüleri andırır; bir insanın erdemi, ancak başka insanlar arasındayken belli olur. Asıl din yolu, kötüleri iyileştirmek, cefaya karşı vefa göstermek ve yanlışları bağışlamaktan geçer. İnsanlara hizmet etmek suretiyle faydalı olmak, bir kimseyi, hem bu Dünya'da hem de öteki Dünya'da mutlu kılacaktır.

Yusuf Has Hâcib bu yapıtında bilimin değerini de tartışır. Ona göre, alimlerin ilmi, halkın yolunu aydınlatır; ilim, bir meşale gibidir; geceleri yanar ve insanlığa doğru yolu gösterir. Bu nedenle alimlere hürmet göstermek ve ilimlerinden yararlanmaya çalışmak gerekir. Eğer dikkat edilirse, bir alimin ilminin diğerinin ilminden farklı olduğu görülür. Mesela hekimler hastaları tedavi ederler; astronomlar ise yılların, ayların ve günlerin hesabını tutarlar. Bu ilimlerin hepsi de halk için faydalıdır. Alimler, koyun sürüsünün önündeki koç gibidirler; başa geçip sürüyü doğru yola sürerler.

Yusuf Has Hâcib, astronomi bilimini öğrenmek isteyenlerin, önce geometri ve hesap kapısından geçmesi gerektiğini söyler. Aritmetik ve cebir, insanı kemâle ulaştırır; toplama, çıkarma, çarpma, bölme, bir sayının iki katını, yarısını ve kare kökünü alma işlemlerini bilen, yedi kat göğü avucunun içinde tutar. Her şey hesaba dayanır.

Bir siyasetnâme veya bir nasihatnâme olarak nitelendirilebilecek Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hâcib'in ve içinde yetiştiği çevrenin ilmî ve felsefî birikimi hakkında çok önemli bilgiler vermektedir. Platon'un devlet ve toplum anlayışı çok iyi bilinmekte ve uygulanmaya çalışılmaktadır. Bilimin ve bilginlerin değeri anlaşılmıştır; bilim, güvenilir bir rehber olarak düşünülmektedir.

Kutadgu Bilig :

İslamiyet sonrası türk edebiyatının ilk edebî eseridir.

1070 yılında Balasagunlu Yusuf tarafından Karahanlılar devrinde yazılmış ve Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Han’a sunulmuştur. (Eseri beğenen hükümdar bunun üzerine Yusuf’a Has Haciplik unvanı vermiştir.)

Eserin adı “Mutluluk Veren bilgi” anlamındadır.
Mesnevi nazım şekliyle ve Şehname vezin kalıbıyla yazılmıştır.
6600 beyittir. Ayrıca 173 tane de dörtlük vardır.
beyit nazım birimiyle yazılmıştır; ancak dörtlük nazım birimi de kullanılmıştır.
Aruz ölçüsüyle yazılmış ilk eserimiz kabul edilir.
didaktik (öğretici) bir nitelik taşır. Bir ahlâk ve öğüt kitabıdır.
Hükümdara siyası öğütlerde bulunur.

Eserde allegorik (sembolik) bir anlatım vardır. Hükümdar Kün Toğdı: Adaleti, Vezir Ay Toldı: İyi yönetimi, Vezirin Oğlu Ögdilmiş: Aklı, Vezirin Kardeşi Odgurmış: Öbür dünyayı temsil eder.

Eser Hakaniye (Çağatay) türkçesiyle kaleme alınmıştır.
Dili oldukça sadedir.

Dildendir mutluluk, dildendir değer,
Dili olmayana insan mı derler!
İnsanda dilince değişir kader:
Ya yurda baş olur ya başı gider.
Bir söz edeyim ki kalsın seninle
Dilinden sızlanan insanı dinle:
Ağzından uygunsuz bir söz kaçırma,
Dilinle taş atıp başını kırma!
Çoğu faydasızdır, eyisi özdür,
Asıl söz, bilerek söylenen sözdür.
Kem söz duyanları hep düşman eder,
Ederse insanı söz sultan eder.
Ne yumruktan ne kılıçtan iz kalır,
İnsan ölür arkasında söz kalır.
Söyle: doğru, güzel, öz sandığını,
Söyle: bildiğini, inandığını.
Söyle: inananlar gelsin izinden,
Canına mal olsa dönme sözünden!
Akıllı söz söyler, amma az söyler,
Er olan sözünü sakınmaz, söyler.
Eyi söz, söyleyenden yanadır,
Oğul! Bütün bu öğütler sanadır.
Dinlersen sözümü, geçmez iş işten,
Değerlidir söz gümüşten, demirden.
Gümüş mümüş harcandıkça harcanır,
Söz gününde harcandı mı kazanır.
Yel altunu sürü sepet götürür,
Bir nasihat bin musibet götürür.